Ana Sayfa Aktüel Teknoloji UZAYDA İZİ OLMAYANIN, DÜNYADA SÖZÜ OLMAYACAK
UZAYDA İZİ OLMAYANIN, DÜNYADA SÖZÜ OLMAYACAK

UZAYDA İZİ OLMAYANIN, DÜNYADA SÖZÜ OLMAYACAK

0
0

2. Global Satshow, 29-30 Kasım 2016 tarihlerinde Haliç Kongre Merkezinde “Smart Connections” temasıyla gerçekleştirildi.

Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneğinin (MÜSİAD) stratejik partnerliğinde, EMEA Uydu Operatörleri Birliğinin (EMEA Satellite Operator’s Association-ESOA) ev sahipliğinde 29-30 Kasım 2016 tarihlerinde 2. Global Satshow gerçekleştirildi. Organizasyon, uydu ekosistemi derneği GVF ve dünyanın en geniş profesyonel ağ yapılanması SSPI’ın destekleriyle hayata geçti. Haliç Kongre Merkezinde yapılan etkinlik, “Smart Connections” temasıyla düzenlendi. Bu organizasyonla birlikte dünyada 250 milyar dolara ulaşan uydu sektörünün devleri İstanbul’da bir araya gelmiş oldu. Global Satshow’un açılışına Bilim, Teknoloji ve Sanayi Bakanı Faruk Özlü’nün yanı sıra Genel Başkanımız Nail Olpak, TÜRKSAT Yönetim Kurulu Başkanı Dr. M. Vecdi Gönül ve TÜRKSAT Genel Müdürü Cenk Şen de katıldı.

Savunma, havacılık, iletişim ve uzay alanlarında, yerli ve yabancı firmalardan yetkililerin konuşmacı olarak yer aldığı etkinlikte uzay teknolojileri, yayıncılık sektörü, uydu endüstrisi, mobil iletişim ve 5G, uydu operatörleri ve nesnelerin interneti sektörleri tartışıldı.

“TÜRKSAT 6A, 2019’da Tamamlanacak”

Açılışta konuşan Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü, TÜRKSAT 6A’yı 2019’da tamamlayacaklarını belirterek, “Artık uzayda bir uydumuz olmayacak, bir uydu filomuz olacak. TÜBİTAK UZAY’ın hedefi, 12 yıl içinde dünya standartlarında en ileri düzey kabul edilen 30 santimetre yer örnekleme mesafesine ulaşmaktır.” dedi.

“Millî Savaş Uçağımızın Çalışmaları Sürüyor”

Bakan Özlü, bilgi ve iletişim sektörü ürünlerine olan ihtiyacın daha da artacağını, özellikle Dördüncü Sanayi Devrimi’nin iletişim anlayışında çok ciddi değişikliklere neden olacağını kaydetti. Özlü, Türkiye’nin dünyanın önemli üretim merkezlerinden birisi olduğunu belirterek, “Özellikle otomotiv, tekstil, hazır giyim ve makine gibi sektörlerde oldukça başarılıyız.” ifadelerini kullandı. Bu sektörlerde AR-GE, tasarım ve markalaşma yoluyla daha yüksek katma değerli bir üretim yapısına geçmeyi amaçladıklarını aktaran Özlü, bunu yaparken Türkiye’nin uzay, havacılık, savunma, enerji, gıda ve biyoteknoloji gibi alanlarda da ciddi bir ivme yakalamak istediğini, bunları da ülke için stratejik sektörler olarak gördüklerini kaydetti.

Özlü, Türkiye’nin ATAK helikopteri, eğitim uçağı HÜRKUŞ, insansız hava araçları ANKA, KARAYEL ve BAYRAKTAR gibi projeleri başarıyla hayata geçirdiğini ve geçirmeye devam ettiğine işaret ederek, “Yine millî savaş uçağımızı ve bölgesel yolcu uçağımızı üretmek için de çalışmalarımız sürüyor.” diye konuştu.

“Özel Sektörle Daha Fazla İş Birliği”

RASAT ve GÖKTÜRK-2 uyduları ile ilgili de konuşan Özlü, “RASAT ve GÖKTÜR-2 uydularını kendimiz tasarladık ve üretimini gerçekleştirdik. Ayrıca TÜBİTAK UZAY’ın liderliğinde sanayimizin de katılımıyla ilk yerli haberleşme uydusu olan TÜRKSAT 6A projemizin de çalışmalarına başladık. Millî projelerimizi yürütürken en büyük önceliğimiz, özel sektörümüzle daha fazla iş birliği yapmaktır. Geliştirdiğimiz uydularda kullanılan bazı parçaları, özel sektörümüzün geliştirmesini istiyoruz. Mesela biz uydu üretirken, bazı firmalarımıza güneş paneli veya hidrojen yakıt pili gibi parçaları üretme becerisi de kazandırabilirsek, bu projeler esas amacına o zaman ulaşacaktır. Zira bu becerileri kazanan bir firma, yurtdışındaki projeler için de üretim yapabilecektir. Bir uyduda kullanılan bir parçanın sivil veya askerî diğer birçok alanda da kullanılması söz konusu olacaktır.” açıklamalarında bulundu.

“TÜRKSAT 6A Millî Olarak Üretilecek”

TÜRKSAT AŞ Yönetim Kurulu Başkanı Vecdi Gönül de konuşmasında, TÜRKSAT 5A ile TÜRKSAT 5B’yi 2019 yılının sonuna kadar hizmete sokmayı hedeflediklerini belirtti. Gönül, Türkiye’de son 10 yılda uydu ve uzay teknolojilerinin geliştirilmesi ve entegrasyon faaliyetleri ile bu alandaki teknolojik gelişimin ülke genelinde farklı sektörlere yaygınlaştırılmasının hız kazandığını ifade etti.

Gönül, uyduların dışarıdan alınmasının kısa vadede ekonomik görünmesine rağmen uzun vadede dışa bağımlılığın sürmesine sebep olmasından yola çıkarak bunun hiçbir ülke için istenen bir durum olmadığını da dile getirdi.

Gönül, “Dünyada gelişen haberleşme teknolojileri ve Türkiye’de artan haberleşme sektöründeki ihtiyaçlar neticesinde millî uydu sistemlerinin üretimine yönelik çalışmalar yapılması zarureti ortaya çıktı. Bu bağlamda millî imkânlar ile geliştirilip üretilmesi planlanan TÜRKSAT 6A Yerli Haberleşme Uydusu Geliştirme ve Üretim Projesi, fiilen başlatılmış bulunmaktadır. TÜRKSAT 6A projesi ülkemizde uydu tasarım ve üretim kabiliyetine sahip kurum ve kuruluşların iş birliğinde millî olarak üretilecektir. Bu projede Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığımız ve TÜRKSAT, müşteri kurum olarak yer almaktadır. TÜBİTAK UZAY, proje yöneticisi kurum olarak ASELSAN ve TAI firmaları ise proje yürütücüsü kurumlar olarak bulunmaktadır. Türkiye, TÜBİTAK’ın öncülüğünde TÜRKSAT’ın da içinde yer aldığı ortak iş birliği ile Ankara Kazan’daki TUSAŞ-TAI Uzay Sistemleri Entegrasyon ve Test Merkezinde (USET) kendi uydusunu üretecektir. Bu konuda, 2003 yılından itibaren savunma sanayisinde yerli üretime verdiğimiz önemin, bu doğrultuda ortaya koyduğumuz güçlü iradenin büyük payı vardır.” şeklinde konuştu.

Gönül, ayrıca iş birliklerini koordine etmek ve sektöre yön vermek üzere, Türkiye Uzay Ajansının kurulmasının da bu bağlamda stratejik öneme sahip olduğunu söyledi.

“Sıçrama İçin Yüksek Teknolojili Üretim”

Genel Başkanımız Nail Olpak ise Türkiye’nin son 10 yılda siyasi istikrarın getirdiği imkânları kullanarak bütün sektörlerde dikkate değer bir atılım yaptığını belirterek, “Fakat burada kalamayız. Bu kazanımları zemin kabul ederek ikinci bir kalkınma hamlesiyle bir üst gelir düzeyine çıkmamız gerekiyor. Bu sıçrama için yüksek teknolojili üretime geçmekten başka bir yol yok.” dedi.

Bugün uydu uzay ekonomisinin toplam 250 milyar dolarlık bir değere ulaştığına işaret eden Nail Olpak, “Uydu operatörleri, bu ekonominin üçte ikisini karşılıyor. Her geçen gün gelişen bu sektör, bugün tüm dünyada yaklaşık 1 milyon kişiyi istihdam ediyor. Yakın gelecekte, bu teknolojinin ve bu ekonominin dışında kalmanın telafisi imkânsız olacak. Yani uzayda izi olmayanın, dünyada sözü olmayacak.” ifadelerini kullandı.

Olpak, Türkiye’nin vizyonunun bunu gördüğüne dikkati çekerek, şunları kaydetti: “2005’ten sonra hızlanan çalışmalarla, uzayda uydusu bulunan 30 ülke arasına girmiştik. TÜRKSAT 6A ile kendi haberleşme uydusunu yapabilen 10 ülke arasına gireceğiz. Uyduları fırlatmak ve yörüngeye oturtmak için gereken teknolojileri de üretmek gerekiyor. Başta ROKETSAN olmak üzere, bu amaçla faaliyet gösteren kurumlarımız da son yıllarda çalışmalarını hızlandırdı.” değerlendirmelerinde bulundu.

“Türkiye İnovasyonların Tam Merkezinde Yer Alıyor”

EMEA Uydu Operatörleri Birliği (ESOA) Genel Sekreteri Aarti Holla da Türkiye’nin uzay ve uydu teknolojilerinde de önemli bir yere sahip olduğunu vurguladı. Holla, “Türkiye’de endüstriyel gelişmelere ve özellikle uzay teknolojilerine yoğun yatırım yapıldığını görüyoruz. TÜRKSAT gibi dev şirketler umuyorum ki bu yatırımlarına devam edecek. Sektörümüz değişimlere de sahne oluyor. Düzenlemelerin artması, spektrumların azalması ve fiyatlandırmada baskılar gibi bazı zorlukların olduğunu görüyoruz.” ifadelerini kullandı.

Holla, “Türkiye inovasyonların da tam merkezinde yer alıyor. Bu yıl orta gelirli ülkelerde global inovasyon endeksinde 4. sırada yer alıyoruz. Ne kadar fazla teknoloji ve gelişmeye yatırım yapıldığını görüyoruz. Savunma ve uzay teknolojilerinde yatırımların devam edeceğini umuyoruz. Bu Türkiye’yi çok önemli bir ortak hâline getiriyor.” şeklinde konuştu.

Millî İradenin Yükselişi

Bini aşkın yabancı katılımcı tarafından ziyaret edilen etkinlikte, 200’den fazla firma 5 bin metrekareden fazla stant alanında uydu-uzay teknolojileri ile ilgili ürün ve projelerini sergiledi. Söz konusu firmalar ve ziyaretçiler ayrıca Anadolu Ajansının 15 Temmuz fotoğraflarından oluşan Millî İradenin Yükselişi sergisini de görme fırsatı yakaladı.

etiketler:

FİKRİNİZİ BELİRTİN.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir