Ana Sayfa Aktüel Rota MÜSİAD BALKANLARDA İLERLİYOR
MÜSİAD BALKANLARDA İLERLİYOR
0

MÜSİAD BALKANLARDA İLERLİYOR

0
0

Avrupa ile Asya’yı birleştiren en önemli noktalardan biri olan Balkanlarda teşkilatlanma çalışmalarımızı sürdürüyoruz

Balkan ülkelerinde uzun zamandır MÜSİAD’ın varlığını sağlayabilmek, MÜSİAD temsilciliği ya da şubesi oluşturabilmek için çalışma yapıyoruz. Bu bağlamda geçen yıl da Bosna-Hersek’te çeşitli çalışmalar yürüttük; ama maalesef başarılı sonuçlar elde edemedik. Çünkü 10 kanton bulunan Bosna-Hersek’te üçlü yapı üzerine kurulmuş federal bir hükümet söz konusu. Hâl böyle olunca karar alma süreçleri uzayabiliyor. Bu bağlamda bürokratik aşamalarda sorunlar yaşamaya başladık. Aynı zamanda orada yaşayan Türkler ve oradaki işadamlarında MÜSİAD’ın yapısına uygun olduğunu düşündüğümüz insanların da birbirleriyle yaşadığı sıkıntılar vardı. Bu sebeplerden dolayı MÜSİAD’ın “müstakil” olma özelliğinin zarar göreceğinden endişe duyduk. Bir de Bosna-Hersek’ten diğer Balkan ülkelerine geçiş bizi zorlayacaktı. Bu nedenlerle burada yapılanmayı bir süre erteleme kararı aldık. Tüm dünyada yapılanma çalışmaları sürdürüyor olmamıza rağmen ister istemez bazı ülkeleri geriye bırakmak zorunda kalıyorsunuz. Balkanları önemsemiyoruz gibi bir durum söz konusu bile değil. Aksine Balkanlar, Avrupa ile bizi dolayısıyla da Anadolu’yu birleştiren en stratejik geçişlerden biri. Aynı zamanda denizle de buluşan bir yönü olduğundan da önemli. Böyle bir bölgede tabii ki teşkilatlanma çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Bu bağlama da 10 Kasım 2015’te Balkan bölgelerinden sorumlu üyemiz Bilal Kara ile Balkan ülkelerini ziyaret etmeye karar verdik. Sırasıyla Makedonya, Kosova, Karadağ ve Sırbistan’ı gezip, görüşmeler yaptık.

MAKEDONYA
İlk hedefimiz Makedonya oldu. Gezimize ilk olarak geçmişi Osmanlı Devleti’ne dayanan ciddi bir tarihi olan Üsküp’le başladık. Burada “Makedonya’da ticari olarak nasıl bir sistem kurabiliriz?” diye düşünen işadamlarıyla bir araya gelip, sohbet ettik. Üsküp’teki ticaret erbapları ve üst düzey yöneticilerle görüşmeler yapıp, fikir alışverişinde bulunduk. Makedonya’nın nasıl bir yapıya sahip olduğu ile ilgili bilgiler edindik. Örneğin; Türkiye’nin orada bankaları var. (Halkbank ve Ziraat Bankası) Makedonya’dan orayla ilgili ciddi bir veriye sahip olarak ayrıldık.

KOSOVA
Makedonya’nın ardından Kosova’ya geçtik. Kosova’daki görüşmelerimizden orada MÜSİAD için teşkilatlanma oluşturulabilecek ciddi bir altyapı olup olmadığı konusunda çok net bir karara varamadık. Aslında Kosova bize Makedonya’ya göre daha yakın tarihî kodlara sahip bir ülke olmasına rağmen yaptığımız görüşmeler neticesinde orada teşkilatlanmak için biraz daha zamanımız olduğu kanısına vardık. Kosova’da tarihîve turistik bir gezi yapma imkânımız oldu. Sultan Murat Hüdavendigar’ın şehit edildiği yere gittik. Daha sonra Priştina’ya indik. Priştina buram buram Osmanlı kokuyor. Buranın klasik bir Anadolu şehrinden hiçbir farkı yok. Aslında bizim Kosova’da yer almamamız için hiçbir neden yok; ama orada yapıyı oluşturabileceğimiz ciddi bir ticaret erbabı olduğu görüşüne sahip olamadık. Kosova’yı tekrar ziyaret etmeyi planlıyoruz.

KARADAĞ
Kosova’dan Arnavutluk üzerinden Karadağ’a geçtik. 650 bin nüfusa sahip ve Adriyatik’e 350 kilometrelik bir kıyısı olan Karadağ’ın yaklaşık 3,5 milyar dolarlık doğrudan yatırım almış olması çok önemli. Ayrıca muhtemelen önümüzdeki yıl Karadağ NATO ülkesi olacak. NATO üyeliğinin ardından Batı’nın oraya yönelecek olması ve yatırımların daha da artacağı beklentisi Karadağ’ın önemini daha da artırıyor. Ayrıca Karadağ, Rusya’nın Adriyatik’e açılan en önemli kapısı, buranın böyle de bir stratejik önemi var. Ciddi bir Türk nüfusun olduğu Karadağ’da Yunus Emre Enstitüsü ve Ziraat Bankası da bulunuyor.

SIRBİSTAN
Makedonya’nın ardından Kosova’ya geçtik. Kosova’daki görüşmeleri mizden orada MÜSİAD için teşkilatlanma oluşturulabilecek ciddi bir altyapı olup olmadığı konusunda çok net bir karara varamadık. Aslında Kosova bize Makedonya’ya göre daha yakın tarihî kodlara sahip bir ülke olmasına rağmen yaptığımız görüşmeler neticesinde orada teşkilatlanmak için biraz daha zamanımız olduğu kanısına vardık. Kosova’da tarihîve turistik bir gezi yapma imkânımız oldu. Sultan Murat Hüdavendigar’ın şehit edildiği yere gittik. Daha sonra Priştina’ya indik. Priştina buram buram Osmanlı kokuyor. Buranın klasik bir Anadolu şehrinden hiçbir farkı yok. Aslında bizim Kosova’da yer almamamız için hiçbir neden yok; ama orada yapıyı oluşturabileceğimiz ciddi bir ticaret erbabı olduğu görüşüne sahip olamadık. Kosova’yı tekrar ziyaret etmeyi planlıyoruz. Karadağ’ın başkenti Podgorica’dan Belgrad’a uçtuk. Balkan ülkelerinin Rusya’ya en yakın olanı Sırbistan, aynı zamanda sosyo-ekonomik ve sosyo-politik olarak da en gelişmiş olanı. Aynı zamanda Sırbistan’da ciddi yatırımlarımız var. Hatta Halkbank orada Cacanska Bank’ı satın aldı. Böylelikle orada ekonomik varlığımızı sürdürmeye başladık. Balkanlarda Halkbank ya da Ziraat Bankası görebiliyorsunuz. Burada finansmana sahip olmak hem o ülkeye yatırım yapmak hem de ülkedeki ekonomik yapının nasıl olduğunu gözlemlemek demek. Dolayısıyla da bu stratejik bir hamle. Aynı zamanda Yunus Emre Enstitüsünün bizim kültürel dokularımızı ve bölgeyle olan kültürel ortaklığımızı o bölgede devam ettirmek için yaptığı çalışmaları gözlemledik. Yine önemli ve başarılı devlet kuruluşlarımızdan Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA)’nın da orada olduğunu görüyoruz. TİKA da orada tarihî-kültürel kodlardan oluşan zenginliği beslemeye devam ediyor. Bu kurumlar önemli. Onlar nerede varsa orada hayat var. Sırbistan’daki görüşmelerimiz sonucunda da önemli veriler elde ettik.

Teşkilatlanmaya Makedonya’dan Başlayacağız
Makedonya, Kosova, Karadağ ve Sırbistan gezilerinin ardından 15 Kasım 2015’te Türkiye’ye döndük. Balkan gezimizin ardından teşkilatlanmaya nereden başlamamız gerektiğine dair fikir alışverişlerinde bulunduk ve Makedonya kararına vardık. Neden Makedonya? Çünkü Üsküp’te Yunus Emre Enstitümüz, Türk Hava Yollarımız, TİKA’mız ve bankalarımız var. Diğer ülkelere göre Makedonya’nın etnik yapısının kozmopolitliğinden kaynaklanan bir avantajının olduğunu fikrinde buluştuk. Aynı zamanda diğer ülkelere geçişin buradan daha kolay olduğunu fark ettik. Birtakım ekonomik endişelerin orada daha az olduğunu gördük ve Üsküp’te teşkilatlanma çalışması başlattık. İnşallah önümüzdeki sene içerisinde umut ediyoruz ki ilk teşkilatlanmamızı Makedonya’da açacağız. Daha sonra diğer Balkan ülkelerine yayılmayı planlıyoruz. Balkanları bir bütün olarak ele aldığınızda Türkiye, Rusya, Almanya ve Amerika dörtlüsünün etkileri çok yoğun. Bu dört ülkenin hem siyasal olarak hem de ekonomik olarak varlığı çok net belli oluyor. Biz de bu varlığın içerisinde yer almaya çalışıyoruz. Umut ederiz ki Balkanlara ve orada yaşayanlara faydalı oluruz.

İşadamları hangi sektörlerde var olmalı?
Balkan ülkeleri için tarım yatırımının çok önemli olduğunu söyleyebilirim. Buraya sağlık, kimya endüstrisi, liman ve liman işletmeciliği ile savunma sanayisine yönelik yatırımlar yapılabilir. Ayrıca diğer sektörlerde de örneğin, tekstil ve gıda alanlarında da küçük ölçekli yatırımlar gerçekleştirilebilir.

—————————————————————————————————————————————–

Romanya’da şube açıyoruz
Balkan ülkeleri içerisinde yer alan Romanya’da kısa bir süre önce teşkilatlanmamızı tamamladık. İnşallah mart ayında şubemizi açmış olacağız. Orada birbiriyle son derece uyumlu çalışan, güzel bir ekibimiz var. Romanya oluşumumuzu tamamlama noktasında sorun yaşamadığımız bir ülke oldu. Çünkü burada 17 bin civarında Türk yaşıyor ve bunların üçte ikisinin şirketleri var. Bu bize teşkilatlanmamız esnasında avantaj sağladı.

FİKRİNİZİ BELİRTİN.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir